ABD Büyükelçiliği önünde Gazze nöbeti: Gerçek adalet sağlanana kadar susmayacağız

ABD’nin Ankara Büyükelçiliği önünde bir araya gelen Organizasyon Gazze Nöbeti Grubu, siyonist işgalin saldırılarını ve ABD’nin desteğini protesto ederek, Gazze’deki ablukaya karşı her Cuma eylemlerini sürdüreceklerini vurguladı.

06 Şub 2026 - 17:50 YAYINLANMA
0 GÖSTERİM

Ankara’da ABD Büyükelçiliği önünde düzenlenen Gazze Nöbeti’nde Filistin’e destek mesajları verildi.

Her Cuma günü gerçekleştirilen nöbet kapsamında bir araya gelen Organizasyon Gazze Nöbeti Grubu üyeleri, attıkları sloganlar ve açtıkları pankartlarla Gazze’deki saldırılara ve ABD’nin işgalci politikalara verdiği desteğe tepki gösterdi.

Organizasyon Gazze Nöbeti Grubu üyeleri, "Uyan, Diren; Özgürleş…", "Go Home Yankee", "Ülkemde, siyonist, istemiyorum…", "HAMAS’a Selam, Direnişe Deva", "Yaşasın Küresel İndifada..." ve "Nehirden denize, Özgür Filistin…" sloganlarıyla siyonist işgalcilerin saldırılarını ve ABD’nin desteğini protesto etti.

Katılımcılar, "Yalanlar Sürüyor, Bombalar Düşüyor" yazılı branda ile gerçek adalet talebini yineledi.

"Saha da kaybettikleri çatışmayı, hileli masalarında kazanma çabaları elbet terse dönecektir"

Organizasyon Gazze Nöbeti Grubu adına basın açıklaması, Aktivist Onur Atik tarafından okundu.

Atik, "Emperyalistlerin ve siyonistlerin sahneledikleri barış tiyatrosu, dünya halklarının gözlerine baka baka, yalanlar eşliğinde devam etmektedir. Trump’ın tek irade sahibi olduğu bu saçma yapının Gazze’nin geleceğini inşa etme olasılığını dahi kabul etmiyoruz… HAMAS yönetimi, Gazze'nin yönetimini Filistinli teknokrat komiteye devretmeye hazır olduğunu belirtti. Gazze’nin yönetimini devralacak bu komiteye, barış kurulunun denetimi altında çalışma şartı dayatılmaktadır. HAMAS’ın, açıklanan ve yürürlüğe sokulan barış kuruluna bariz itiraz edememesinin arkasında, zorunda bırakılması yatmaktadır. Bölge ülkeleri aracılığıyla yapılan bütün baskıları reddediyoruz. Saha da kaybettikleri çatışmayı, hileli masalarında kazanma çabaları elbet terse dönecektir. Yarınlarda zalimlerden ve işbirlikçilerinden hesap sorulacak günler elbet gelecektir." dedi.

"Epstein dosyaları artık sadece bir 'pedofili davası' değildir"

Trump'a " sapık, muhteris ve zalim" diyen Atik, açıklamasının devamında şunları aktardı: "Siyonistlerin şantajlarıyla uluslararası hukuku ayaklar altına alıp keyfi olarak istedikleri ülkede istediklerini yapmalarını makulleştirmeyeceğiz. Amerika’nın başkanlığını yürüten sapık, muhteris, zalim Trump'ın dünyayı sürüklediği pisliği, özgür halklar olarak temizleyeceğiz. Bugün burada, yalnızca bir devletin politikalarını değil, insanlık kavramını aşındıran bir zihniyeti teşhir etmek için bulunuyoruz. Avrupa'yla birlikte Amerika ve onun diplomatik temsilcileri, yıllardır dünyaya 'ahlak', 'insan hakları' ve 'hukuk' dersi vermektedir. Ancak Jeffrey Epstein dosyalarıyla açığa çıkan gerçekler, bu söylemin ardında derin bir ahlaki çürüme ve sistematik suçlar bulunduğunu göstermiştir. Epstein dosyaları artık sadece bir 'pedofili davası' değildir.

Bu dosyalar: Çocukların sistematik biçimde istismar edildiği, insan ticaretinin elit çevrelerce organize edildiği; güç, para ve dokunulmazlıkla korunan kapalı ağların varlığını ortaya koymuştur. 2019’da tutuklanıp tıkıldığı nezarethanede, güçlü müşterileri tarafından ihtihar süsü verilip öldürülmesiyle mahkeme süreci biten Epstein bir yana, suç ortaklarından Maxwell adındaki bir kadının, çocuk istismarı ve insan ticareti suçlarından ABD mahkemelerince mahkûm edilmesi, bu suç ağının hayal ürünü değil, maddi gerçeklik olduğunu hukuken tescillemiştir."

"siyonistler sadece ABD başkanlarını değil, daha birçok ülke liderlerini de ağına düşürmüştür"

Konuyla ilgili açıklamasının devamında Atik, "Yıllardır konuşulması ve bilinmesinin ötesinde ortaya saçılan somut bu dosyalar herkese açık seçik göstermektedir ki; siyonistler sadece Amerika başkanlarını değil, daha birçok ülke liderlerini de… Sinemadan müzik alemine, sanattan akademiye, yazarlardan gazetecilere her alanda birçok kişiyi ağına düşürüp şantaj ederek, yönetip yönlendirmektedir. Bundan sonra, bunlarla uzaktan yakından etkileşimde olan hiçbir figüre güvenilemez, meşruiyetleri kabul edilemez. Bölgemizi şer hedefleri doğrultusunda şekillendirme görevi verilen ve Ankara’da durmaktansa Bağdat’ta, Şam’da, Arap ülkelerinde cirit atan sapık Tom Barack'ı topraklarımızda istemiyoruz... Buradan açıkça ilan ediyoruz: ABD Büyükelçisi’ni de makamını da temsiliyetini de tanımıyoruz. Bu temsil; hukuki ve ahlaki meşruiyetini yitirmiştir. ABD Büyükelçiliği kapatılmalıdır…" şeklinde belirtti.

"Ne Amerika’nın ne de özgür kararlar veremeyen yerli işbirlikçilerinin meşruiyetini tanımıyoruz"

Atik, "Ayrıca soruyoruz ve yanıtını talep ediyoruz: Çocukların istismar edildiği 'özel ada' düzeneklerini kurmuş ya da buna göz yummuş bir zihniyetin; yarın Gazze’de, başka bir coğrafyada, başka bir halk üzerinde yeni suç alanları, yeni dokunulmaz bölgeler, yeni 'özel adalar' inşa etmeyeceğinin garantisi kimdir? Bunun garantisi yoktur. Arap şeyhlerinin, diktatörlerinin de isimleri teker teker düşmeye başlamıştır… Bölgesel işbirliği ötesinde Amerika’ya ve israile yaptıkları uşaklıkların nedenlerinden biri de bu sapıklıklarıdır… Sadece bu tür kayıtlarla değil, başkaca yöntemlerle ve ellerindeki güçle uluslararası meşruiyet sağlayıp koltuklarını sağlamlaştırma vaadiyle, birçok lideri istedikleri gibi kullanmaktadırlar. Ne Amerika’nın ne de özgür kararlar veremeyen yerli işbirlikçilerinin meşruiyetini tanımıyoruz." ifadelerine yer verdi.

"Epstein dosyalarının tamamı sansürsüz şekilde açıklanmalıdır"

"Gazze, bu pervasız zalimlerin önüne bırakılıp terk edilemez." diyen Atik, "Dayatılan ateşkeste, sahnelenen barış kurulu da, yürütmeye sokulacak diğer süreçler de hükümsüzdür. Garantörlerin kararlarını gözden geçirmesini, hatalarından dönmesini, HAMAS’ı Gazze’den tasfiye edip direnişin silahlarını toplamada maşa olmaktansa, şerefleriyle mücadele eden kardeşlerinin ve ayağa kalkan onurlu dünya halklarının yanlarında saf tutmalarını talep ediyoruz…  Savaş suçlarına verilen koşulsuz destek, hukukun askıya alınması, insan hayatının değersizleştirilmesi; aynı zihinsel karanlığın ürünüdür. Gazze, bu çürümenin son halkasıdır, tek örneği de olmayacaktır…  Bu nedenle çağrımız nettir: ABD’yi yönetenlerin küresel suç ağlarıyla ve siyonist derin yapılarla ilişkisi uluslararası bağımsız mahkemelerce soruşturulmalıdır. Epstein dosyalarının tamamı sansürsüz şekilde açıklanmalıdır. ABD Büyükelçiliği kapatılmalı, büyükelçi istenmeyen kişi ilan edilmelidir. İnsan, insana işkence yapılan bir düzeni kabul etmez, edemez. Biz de kabul etmiyoruz…" diye konuştu.

"7 Ekim Aksa Tufanıyla birlikte artık dünya eski dünya olmayacak"

Son olarak Atik, "Dünya halkları; Amerikan emperyalizminin zulüm ve fesat üreten yüzünü her alanda görmüştür. Amerika halkı dahi, yöneticilerinin ve dolayısıyla ülkelerinin siyonistler tarafından nasıl esir alındığını bilfiil idrak etmişlerdir. Ülkelerini ve geleceklerini, aydınlık yarınlara çıkartmak için, insani değerleri tekrar yeşertmek için, özgürlük için ayağa kalkmışlardır. 7 Ekim Aksa Tufanıyla birlikte artık dünya eski dünya olmayacak denilmekteydi, evet olmayacak… Zalimlerin zulümleri arşa çıksa da sonları yakındır Allah’ın izniyle… Gazze’deki soykırıma, Venezuela’da şahit olunan eşkıyalığa, İran'a yapılma olasılığındaki bombalama operasyonuna, bütün ülkelere pervasızca savrulan tehditlere sessiz kalan halklar ve liderler… Susmaya devam ettikçe, bu necis yılan onları da sokacaktır. Zalimlerin sonu geldiği vakit pişman olmadan, dünya halklarının sesine ses olma vaktidir.  Buradan; Latin Amerikalı kardeşlerimizin de İranlı komşularımızın da yanında olduğumuzu, yüksek sesle haykırıyoruz... Özgür halklar; zalimlere ve işbirlikçilerine rağmen her daim varlığını sürdürecektir..." dedi.

Okunan basın açıklamasının ardından, Gazze Nöbeti’nin saat 20.00’ye kadar oturma eylemiyle devam edeceği belirtildi.

Kaynak :
İLKHA

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: