Boğularak öldürülme ihtimali var

Neslihan Keskin - “Süleymancılar” olarak bilinen cemaatin lideri Alihan Kuriş ve beraberindekilere yönelik soruşturma, Kuriş’in dayısı Eski Ulaştırma Bakanı ve Arif Ahmet Denizolgun’un 2016 yılındaki ölümünü de yeniden gündeme getirdi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında Denizolgun’un ölümünün yeniden incelenmesine karar verildi. Bu doğrultuda Denizolgun’un kabri açıldı ve mezardan alınan örnekler üzerinde inceleme başlatıldı.

27 Ağu 2026 - 07:15 YAYINLANMA
Boğularak öldürülme ihtimali var

Fotoğraflar incelendi

Denizolgun’un ölümüne ilişkin 25 Ağustos 2026 tarihli yeni bilirkişi raporunda ilk otopsi bulgularının yeniden değerlendirilmesi sonucu dikkat çekici tespitlere yer verildi. Yeni bilirkişi incelemesinde, Denizolgun’un ölümünden sonra, 2016 yılında çekilen otopsi fotoğrafları 10 yıl sonra yeniden değerlendirildi.

Dört ekimoz var

İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Alkan tarafından yapılan incelemede, Denizolgun’un sağ meme altından göğsün orta bölümüne doğru uzanan dört ayrı ekimotik (morarmayla ilgili) alan bulunduğu tespit edildi. Raporda söz konusu ekimozların (morarma) yaklaşık 4x6, 3x5, 2x4 ve 1x2 santimetre boyutlarında olduğu belirtildi. Ekimozların altındaki dokularda da kanama bulunmasının ise büyük önem taşıdığı vurgulandı. Bilirkişi, dokuların altında da kanama bulunmasının, göğüs bölgesindeki yaraların ölümden önce meydana geldiğine işaret ettiğini değerlendirdi.

Prof. Dr. Alkan, ekimozların büyüklüğü ve göğüs bölgesindeki yerleşimlerini dikkate alarak, bir kişinin Denizolgun’un göğsüne diziyle baskı uygularken ağız ve burnunu yastıkla kapatması ihtimalinin bilimsel olarak dışlanamayacağını belirtti. Raporda bu senaryonun kesinleşmiş ölüm mekanizması olarak kabul edilmediğinin altı çizildi. Ancak Denizolgun’un bu şekilde öldürülmüş olabileceği ihtimalinin bilimsel ve objektif verilerle kesin biçimde dışlanamayacağı kaydedildi.

Yeterli veri yok

Bu değerlendirme, yıllar önce “doğal ölüm” olarak değerlendirilen dosyada ölümün meydana geliş şeklinin yeniden sorgulanmasına yol açtı. Denizolgun’un 2016 yılında yapılan otopsisinde ölüm nedeninin “travmatik olmayan beyin kanaması” olduğu değerlendirilmişti. Ancak yeni bilirkişi raporunda, ölümün kimyasal maddeler veya bunların etkileri dışında gelişen travmatik olmayan beyin kanamasına bağlı olduğunun söylenebilmesi için yeterli objektif veri bulunmadığı vurgulandı. Mevcut otopsi verilerindeki yetersizlik nedeniyle raporda “adli tıbbi eksiklik” bulunduğu yönünde de değerlendirme yapıldı.

Ekimoz nedir?

Dokuda bası ya da zedelenmeye bağlı olarak yırtılan damarlardan kan sızması sonucu deri yüzeyinin morumsu renk alışıyla belirgin durum, çürük, bere, ezik.

Ağır metallerin miktarı belirtilmemiş

Dosyada yeniden gündeme gelen bir diğer önemli başlık ise 2016 yılında yapılan toksikolojik incelemeler oldu. Rapora göre Denizolgun’un otopsisinde baryum, arsenik, kadmiyum, cıva ve nikel gibi ağır metallere rastlandı. Ancak bilirkişi, bu maddelerin hangi miktarlarda bulunduğunun raporlarda açıkça belirtilmediğine dikkat çekti. Bu nedenle ağır metallerin vücutta normal olarak bulunabilecek seviyelerle uyumlu olup olmadığının belirlenemediği ifade edildi. Mevcut verilerle ağır metallerin ölümde doğrudan etkili olup olmadığı ya da beyin kanamasının gelişiminde rol oynayıp oynamadığı konusunda kesin bir sonuca varılamadığı kaydedildi.

Alihan Kuriş’in dayısı

Soruşturma dosyasında, yeğenlerinin Denizolgun’un gıda şirketini ele geçirmeye çalıştıkları da ileri sürüldü. Denizolgun’un ölümünün, yeğeni Alihan Kuriş ve diğer şüphelilere yönelik yürütülen soruşturma kapsamında yeniden ele alınması üzerine soruşturmanın kapsamı genişletildi.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, bilirkişi raporunun ardından Denizolgun’un ölümünün şüpheli bulgular içerdiğini değerlendirerek soruşturmayı genişletti. Başsavcılığın açıklamasına göre Kuriş ve diğer şüpheliler hakkındaki soruşturma “adam öldürme” suçlaması yönünden sürdürülüyor. İlk otopside ölümün “beyin kanaması nedeniyle doğal ölüm” olduğu yönünde rapor veren doktorlar hakkında da inceleme başlatıldı.

Görevlilere soruşturma

Otopsiye ilişkin video kayıtları konusunda ilk olarak “kayıt yok” yönünde bilgi verildiği, daha sonra ise “kayıtların bulunduğu” yönünde açıklama yapıldığı belirtildi. Bu süreçte, söz konusu yazışmalar ve beyanlarla bağlantılı Adli Tıp Kurumu görevlileri hakkında da “resmi belgede sahtecilik” suçlamasıyla da soruşturma başlatıldı.

Kaynak :
milliyet.com.tr

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: