HÜDA PAR’dan pazardaki fahiş fiyatlara ilişkin açıklama: Hal yasası bir an önce uygulanmalı
HÜDA PAR Genel Merkezi tarafından yapılan açıklamada, son dönemde pazardaki fahiş fiyatların düşürülmesine yönelik çözüm önerilerine yer verilirken hal yasasının bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğine vurgu yapıldı.
HÜDA PAR Genel Merkezi tarafından yapılan açıklamada, su faturalarındaki fahiş artışlar, kamu kurumlarının kâr odaklı politikaları ve gıda tedarik zincirindeki adaletsizlikler ele alındı.
Son dönemde birçok ilde su faturalarının elektrik faturalarını aştığına dikkat çekilen açıklamada "Son dönemde birçok şehirde su faturalarının elektrik faturalarını aşması, artık görmezden gelinemeyecek bir tabloyu ortaya koymaktadır: Vatandaş, en temel ihtiyacı olan suya dahi ulaşmakta zorlanmaktadır. Musluktan akan suyun bedeli, aile bütçelerinde ağır bir yük haline gelmiş, özellikle dar gelirli ve kalabalık haneler için bu durum sürdürülemez bir noktaya ulaşmıştır. Mevcut kademeli tarife sistemi ise adalet üretmek yerine adaletsizliği derinleştirmektedir." denildi.
Aynı tüketim sınırlarının farklı nüfus yapısına sahip hanelere eşit şekilde uygulanmasının kalabalık aileleri cezalandırdığı belirtilen açıklamanın devamında, iki kişiyle altı kişinin aynı kademe üzerinden faturalandırılmasının hakkaniyetle izah edilemeyeceği, gerçek adaletin ancak tüketimin kişi başına düşen miktar üzerinden değerlendirilmesiyle mümkün olacağı ifade edildi.
"Temel ihtiyaçlar bir kazanç kapısı değil, sosyal adaletin teminatı olmalıdır"
Kamu kurumlarının kâr odaklı bir anlayışla hareket etmesine tepki gösterilen açıklamada "Daha vahim olan ise kamu iktisadi kurumlarının asli görevlerinden uzaklaşarak adeta ticari işletmelere dönüşmüş olmasıdır. Halkın temel ihtiyaçlarını karşılamakla yükümlü bu yapılar, bugün kâr odaklı bir anlayışla hareket etmekte, vatandaşın cebinden çıkan paranın şeffaflıktan uzak ihale süreçleriyle belirli çevrelere aktarıldığı yönündeki güçlü kanaat, kamu vicdanını derinden yaralamaktadır." ifadelerine yer verildi.
Açıklamada ayrıca elektrik, su ve doğalgaz gibi zorunlu giderlerde hane nüfusunu ve gelir düzeyini esas alan yeni bir sistemin kaçınılmaz olduğu vurgulanarak büyüyen bu adaletsizliğin toplumsal güveni de ağır bir şekilde sarsacağı uyarısı yapıldı.
"Gıda üzerinden oluşan bu rant düzeni sürdürülemez”
Gıda ürünlerindeki fahiş fiyat artışlarının da ele alındığı değerlendirmede “Tarla ile market arasındaki fiyat farkının 15-20 katı bulması, sistemin kimler lehine çalıştığını açıkça göstermektedir. Bugün Türkiye’de ne üretici emeğinin karşılığını alabilmekte ne de vatandaş makul fiyatlarla gıdaya ulaşabilmektedir. Daha da vahimi, tarlada çürüyen ürünlerle market raflarında fahiş fiyatlarla satılan ürünlerin aynı anda var olmasıdır. Bu tablo sadece plansızlığın değil, denetimsizliğin ve fırsatçılığın da sonucudur. Gıda üzerinden oluşan bu rant düzeni sürdürülemez.” denildi.
“Üreticilerin doğrudan satış yapabileceği bağımsız alanlar oluşturulmalı”
Tedarik zincirinin yeniden yapılandırılması, aracıların rolünün azaltılması ve fiyat oluşumunun şeffaf hale getirilmesi gerektiği çağrısında bulunulan açıklamanın sonunda “Tedarik zinciri yeniden yapılandırılmalı, aracıların belirleyici rolü azaltılmalı ve fiyat oluşumu şeffaf hale getirilmelidir. Hal yasası bir an önce uygulanmalı ve tavizsiz şekilde denetlenmelidir. Hallerde üreticilerin doğrudan satış yapabileceği bağımsız alanlar oluşturulmalı, çiftçi istediği zaman ürününü getirip pazarlayabilmelidir. Semt pazarlarında ise ÇKS’ye kayıtlı küçük üreticilere özel yerler tahsis edilmelidir. Unutulmamalıdır ki gıda üzerinden kurulan bu adaletsiz düzen kırılmadan ne enflasyon düşer ne de toplum nefes alır.” ifadelerine yer verildi.